Karadelikler sesi yutar mı? Evrenin “sessizlik modu” üzerine biraz fazla düşünen bir yazı
İzmir’de yaşıyorum. Burada rüzgâr bile bazen “ben bugün çalışmıyorum” deyip es geçiyor. Böyle bir şehirde büyüyünce insan ister istemez ses, sessizlik ve aradaki garip ilişkiyi fazla düşünmeye başlıyor. Bir de üstüne gece saat 2’de “Karadelikler sesi yutar mı?” diye Google’a yazıyorsan, geçmiş olsun… artık geri dönüşü yok, kafanın içi kozmik düşünceyle dolu.
Şimdi bu soruya ciddi bilimle cevap verilebilir ama biz onu biraz daha “insan haliyle” ele alalım. Çünkü dürüst olmak gerekirse evren zaten yeterince ciddi, biraz da biz hafif dalga geçelim.
Önce temel soru: Ses dediğimiz şey aslında ne?
Bugün Lagi sayfasında “Karadelikler sesi yutar mı” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz.
Bunu netleştirmeden “Karadelikler sesi yutar mı?” sorusuna girmek, kahveyi koymadan Türk kahvesi nasıl olur diye tartışmaya benziyor.
Ses dediğimiz şey:
Bir ortamda (hava, su, metal gibi) yayılan titreşimdir
Moleküllerin birbirine çarpmasıyla ilerler
Boşlukta yani uzayda ise… yoktur
Burada önemli nokta şu: Ses, “taşınmak için ortama ihtiyaç duyar.” Hava yoksa ses de yoktur.
Bir gün arkadaşla sahilde yürürken bunu anlatmaya çalışmıştım:
— “Bak kanka, uzayda ses yok biliyor musun?”
— “Nasıl ya? Uzay boşsa kim bağırıyor o zaman?”
— “Kimse bağırmıyor işte…”
— “E iyi de filmde patlama olunca ses geliyor?”
— “İşte orası Hollywood, orası ayrı evren.”
Tam o an rüzgâr esti, İzmir klasik: saçımı dağıttı, konuyu da dağıttı.
Karadelikler sesi yutar mı? Asıl mesele nerede başlıyor
Şimdi gelelim asıl soruya. “Karadelikler sesi yutar mı?” sorusu aslında çok tatlı bir yanlış anlamadan doğuyor. Sanki karadelik dev bir süpürge ve evrende ne varsa “vıjjjj” diye içine çekiyor.
Ama gerçek biraz daha farklı. Hatta biraz hayal kırıcı bile olabilir:
Karadelikler ses yutmaz çünkü ses zaten çoğu yerde var olamaz.
Yani mesele “yutmak” değil, “zaten ortada olmamak.”
Bunu şöyle düşün:
İzmir’de yazın sıcağında asfalt eriyor ya… Orada buz yapmaya çalışmak gibi bir şey bu. Ortam yoksa olay da yok.
Karadeliklerin çevresinde ses olabilir mi?
İşte işin eğlenceli kısmı burada başlıyor. Çünkü karadeliklerin çevresi tamamen sessiz değildir.
Özellikle:
Gaz bulutları
Aşırı sıcak plazma diskleri
Yıldız kalıntıları
gibi maddeler varsa, orada aslında titreşimler oluşabilir. Ama biz buna “ses” demiyoruz, çünkü ses gibi yayılıp kulağa gelmez.
Bir düşün:
Bir kafede oturuyorsun. Herkes konuşuyor ama sen kulaklık takmışsın. Dışarıdaki ses var ama sana ulaşmıyor. Karadelik olayı biraz buna benziyor ama kulaklık “olay ufku” kadar sert bir sınır.
Olay ufku: Evrenin “sessize alma” tuşu
Karadeliklerin en kritik noktası olay ufku. Burası geri dönüşün olmadığı sınır.
Bir şey bu sınırı geçerse:
Işık kaçamaz
Madde kaçamaz
Bilgi bile dışarı çıkamaz
Ve evet, eğer ses diye bir şey orada olabilseydi bile… çıkamazdı.
Ama daha önemlisi şu: dışarıdaki bir gözlemci için içeride ne olup bittiğini zaten asla bilemezsin.
Bir arkadaş grubunda şöyle bir muhabbet geçtiğini düşün:
— “Kanka kara deliğe düşsek ne olur?”
— “Sessizlik olur.”
— “Niye?”
— “Çünkü anlatamazsın.”
İşte bu kadar.
Ses uzayda neden yok? Biraz daha netleştirelim
Bazen insanlar şunu karıştırıyor: “Uzayda ses yoksa karadelikler daha mı sessiz?”
Hayır, çünkü uzay zaten bir “sessizlik sahnesi.”
Sesin oluşması için:
Hava gibi bir ortam
Moleküller
Çarpışmalar
gerekiyor.
Uzayda ise bunlar yok denecek kadar az.
Yani karadelik yokken de ses yoktu, varken de yok. Değişen bir şey yok.
Bu biraz “buzdolabının içinde neden sıcak değil?” demek gibi. Çünkü zaten o sistem o işi yapmıyor.
Peki karadeliklerin “duyulabilir” bir tarafı var mı?
Burada işler biraz ilginçleşiyor. Bilim insanları karadeliklerin kendisini değil ama etkilerini “çevirip” bazı verilere dönüştürebiliyor.
Örneğin:
X-ışını patlamaları
Gazların hareketi
Manyetik dalgalar
bunlar sese çevrildiğinde ortaya garip, düşük frekanslı “kozmik uğultular” çıkabiliyor.
Ama bu gerçek ses değil. Daha çok verinin sese çevrilmiş hali.
Bir gün bunu dinledim ve dedim ki:
“Bu karadelik değil de sanki İzmir’de sabah 6’da dolmuş bekleyen insan ruh hali.”
Biraz mizah: Karadelik bir kafe olsaydı
Bunu düşünmek eğlenceli.
Karadelik bir kafe olsaydı:
— Menü: “Geri dönüş yok latte”
— Wi-Fi: Bağlanamazsınız
— Ortam sesi: Yok
— Çıkış: Yok
Garson geliyor:
— “Siparişinizi olay ufkuna bırakıyorum.”
— “Abi ben çıkabilir miyim?”
— “Çıkış menüde yok.”
Böyle bir yerin sesli olması zaten mantıksız olurdu.
İç ses modu: Fazla düşünen bir insanın kriz anı
Bazen gece oluyor, İzmir biraz sessizleşiyor (çok nadir). O an beyin başlıyor:
“Ya karadelikler gerçekten her şeyi yutarsa?”
“Ses de gider mi?”
“Ben konuşsam bile evrende yankısı olur mu?”
Sonra duruyorum.
“Tamam kardeşim, bir çay koy, bu konu fazla kaçtı.”
Çünkü gerçek şu: Evren zaten yeterince karmaşık, üzerine ekstra dram yazmaya gerek yok.
Bilimsel net cevap: Karadelikler sesi yutar mı?
Şimdi toparlayalım ama sıkıcı şekilde değil:
Ses bir dalgadır, ortam ister
Uzay büyük ölçüde boş olduğu için ses yayılmaz
Karadelikler bu boşluğu değiştirmez
Olay ufkunu geçen hiçbir bilgi dışarı çıkamaz ama bu “ses yutma” değildir
Yani karadelikler sesi yutan varlıklar değil, sesin zaten var olamadığı bir ortamın parçasıdır
Kısaca: Karadelikler sesi yutmaz, çünkü ortada yutacak “ses” yoktur.
Son söz: Evren biraz sessiz, biraz da bizim hayal gücümüz
Sizin İçin Seçtik: Karadağa giderken ne lazım ?
Bazen düşünüyorum, belki de karadelikler hakkında en büyük yanılgı onları “aktif bir şey yapıyormuş” gibi görmek.
Oysa onlar daha çok bir durum.
Bir “olay.”
Bir “sınır.”
Bir “geri dönüşsüzlük hissi.”
Ve evet, ses konusu da bunun içinde kayboluyor.
Ama işin güzel tarafı şu: Biz bu sessizliği bile merak edebiliyoruz. İzmir’de gece denize bakarken bile insanın kafası “acaba evren şu an ne kadar sessiz?” diye gidiyor.
Sonra martı bağırıyor.
Ve gerçek hayata geri dönüyorsun.
“Karadelikler sesi yutar mı” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Lagi ailesi olarak her zaman yanınızdayız!